Hapsik Mayrik


Bugun beni sokak insanlarindan en çok etkileyen kadinlardan birini anlatmaya çalisicam;
Hapsik Mayrik
Bana, nedenlerini cok dusunup tasinmasamda, “fabrikada tutun sarar sanki kendi içer gibi....” sarkisini ve en cok da Sebnem Isiguzelin "Copluk" romanini animsatir Hapsik Mayrik.
Menilmontant, Paris'in en keyifli mahallelerinden biridir, etrafinda Belleville, Parmentier, Père Lachaise gibi populer mahallleleri olan sirin ve kucuk bir kac sokaktan olusur. Bir cok ara sokagi ve size sundugu sayisiz alternatif cafeleri vardir. Ne Belleville gibi 72 milleti barindirir icinde ne de sadece fransizlar dolasir sokaklarind. Baharda Menilmontant'dan daha guzel gidilebilecek mahalle yoktur paris'te benim icin, cunku Menilmontant kilisesinin tam onundeki Tunuslu Emir cafede nargilenizi icebilir, naneli cayinizi yudumlayip gunesin ve cicek acmis kestane agaclarinin altinda kus civiltilarini dinleyebilirsiniz, ya da tam meydanda metrodan cikinca cicek acmis erguvan agaclarinin onundeki Cafe Menilmontant da oturup etraftan gecen cinli afrikai turk ermeni fransiz tiplemeleri izleyebilir ve sikilmadan saatlerce oturabilirsiniz. Ayrica bu mahalle size parisin en temiz ve en muhabbetli donercisine de ev sahipligi yapar istanbul Gunesi diye tercume edebilecegimiz bu donercinin sahipleri Efe ve Baki, duvarlarinda Ahmet Kaya ve Yilmaz Guney resimlerine ratlamak mumkun ve bu iki isim hazir gecmisken Menilmontant dan sadece bes dakika yuruyerek mezarlarina ulasabilir bir Ahmet Kaya sarkisi mirildanabilirsiniz. Bu mahallede Dogu Avrupa bakkali da bulunur ki kendisinden arada satin aldigim sarap bugune kadar ictigim en guzel saraplardan birisidir. Genelde giyindigim bisikletci kazaklari ve yesil paltom da ismini cok sevdigim ve beni duman adamlarla maceralarini hatirlatan MOMO karakterinden alan MOMO dukkani da menilmentant'dadir, eh bu kadar anlatmisken; Topkapi Istanbul bakkali ve yasar kemal okuyan sahibi de Momo nun karsisindadir kendisiyle keyiflice muhabbete girebilirsiniz, aman eger babasi ordaysa cocugunu sormayin kendisinden cok sikayetcidir. Menilmontant caddesini yukariya dogru yururseniz harika bir meydan sizi bekler bir cok cafe yanyanadir, E. yle bir cumartesi sabahi omletimizi burdaki turk cafesinde yemisligimiz vardir. Diger bir turk barinin sahibi sevgili Nermin ablam da menilmentant metrosuna cok yakindir ve kendisine de gunluk ziyaretlerde bulunabilir. Gordugunuz gibi MMenilmontant da yapilacak cok sey var. Menilmontant'i bu kadar ozel kilan bu mekanlarin disinda bu blog un asil sebebi olan karaktere sira gelince.
Ismini Hapsik Mayrig koydugum bu kadincagiz (Ermeniceden tercumesi Zenci Anne) sanirim 65 ine merdiven dayamis olmali, kisa boylu carpik bacakli dizleri ice donuk ve kisa boyu yetmezmis gibi kambur yuruyen zenci bir kadindir. Paris sokaklarinda cok sik rastladigimiz evsizlere cok benzer, yeri gelmisken paristeki evsizlerin hepsinin yuz ifadesi aynidir. Her yerde boylemidir? Istanbul'da boyle oldugunu dusunmuyorum.
Mutlaka dizleri gorunecek sekilde etek giyer ve zamaninda cok para ettigini dusundugum klas renkli bir sapkasi vardir. Menilmontant metrosundan cikar cikmaz karsinizdaki gazetecinin arkasina esyalarini birakir. Esyalari bugune kadar gozlemledigim kadariyla iki migros torbasi buyuklugunde posetler ve iclerinde ivir zivirdan ibaretdir.
Menilmontant ahallilsinin koruyup kol acan ettigini dusundugum bu kadincagiz insanlari hayrete dusurecek kadar caliskandir. Ne mi yapar? Butun Menilmontant meydanini sabahtan aksama kadar supurur. Istanbul Gunesi'nde oturup kendisini saatlerce izlemisligim vardir, ve tek tek yapraklari topladigina, ruzgarda ucusna gazeteleri, kagit parcalarini, sigara izmaritlerini bir posete topladigina defalarca sahit oldum.
Ben ise giderken 12 gibi onun da yeni geldigi izlenimine kapilirim hafif uyusuk ve daha yavastir hareketleri, gazeteci kulubesinin arkasinda esyalarini torbadan cikarir digerine koyar sanki asil isine baslamadan once biraz oyalanmak ister hep, hepimiz gibi. Aksam isten ciktigim 18 sularinda ise en hizli ve en caliskan saatleridir, benim gibi bu kocaman meydani temizleyen garip giyinimli bu kadini seyreden coktur, sanki evinde sehpanin ustunden saksisi dusmustur de temizliyormus edasi vardir hep ve bir yandan kendisi de bu seyircinin farkindadir ve ayni bir performans sanatcisi gibi sanatini en iyi derecede en ust noktada icra etmeye calisir, sigaralar ayri torbaya kagitlar ayri torbaya yapraklar ayri torbaya, kisacik olan boyu ve kanburuyla iki buklum bu zenci kadin en azindan benim 3 senedir sahidi oldugum bu temizligi her gun tekrarlar. Charles'in hatirladigi kadariyla en az 10 senedir burdadir.
Son paris gidisimde hem Charles hem gazeteci hem de Istanbul Gunesi'ndeki dostlarima sorduysam da uzun suredir ortalikta gorulmemesi biraz kaygi verici. Kimbilir nerdedir simdi, belki de Menilmontantahalisinin pisliginden siklilmis baska bir meydana gecmistir. Umarim baska bir mahallede tekrar karsilasabilirim.....
Temizlik ve kadin demisken Bulgaristan'da koca govdeli kadinlarla karsilasmistim bir gece sokaklari tazikli suyla supuren ve kopuk kopuk temizleyen nerden nereye....


